Ah babam... canım babam... neden indin İstanbul'a !... Babam ne zaman dünyaya geldi bilmiyorum lakin bir 25 Nisan sabahı kaybettim... hemen hemen Anzac-ların Çanakkale de Gelibolu yarımadasının Arıburnu yarları altında sahillerine çıktığı saatlere denk geliyordu son nefesini verdiği an bilmem hangi mehmet ile tarih tünelinin bir yerinde çakışmış olarak eş zamanlı verdi nefesini... Anzac-lar gibi oda ne olduğunu bilmediği,,, onlara vaat edildiği gibi hayaller yüklü bir vaadin ardından gitti... bu gün, tarih; Anzac-lara vaat edilenlerin sorgulamasını yapacak verilere sahip olarak gerekli cümleleri kuruyor lakin babam için henüz kurula bilecek bir cümle yok... çünkü gittiği yerde vaatlerinin gerçekliğine dair bir iz yok tıpkı eş zamanlı olarak nefesini veren mehmetlerden haber gelmediği gibi... umarın babam ve mehmet ve mehmetler: inandıkları her şey onlar için bekledikleri üzere gerçekleşiyordur... yoksa onlara o beklentileri vaat edenlerin vaatleri sonrası ellerine geçenler ile...
Kayıtlar
2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Evet öğretmenin tırnakları bana kalmıştı o gün Her günkü istemezükçü halim ile attım ilk adımımı kapıda dışarıya. Sallana sallana okulun yolunu tutum. Kısa deri pantolunu o gün ilk defa giyip okula gidiyordum. Deri dediğime bakmayın polyesterden yapılmış ucuz Çarşamba pazarı ürünü. Üste siyah önlük, boynumda beyaz yaka ve tabi ki sol göğüs üstünde ki küçük cepte tavşan kulağı katlanmış bir mendil. Yalnız pazartesi günleri cepten çıkıp sıranın üstüne konan ve üstüne parmakların yerleştirilerek mendil tırnak kontrolünün yapılması. Ve bu gün o gündü yani pazartesi ve ben yine akşam banyo saatini atlamak için erkenden uyuduğum için tırnaklarım kesilmemişti. Olacakları tahmin etmek hiçte zor değildi. Ayaklar geri geri giderken okula nasılda vardığımı anlamadan biten Arnavut kaldırımı taş döşeli yoldan okulun bahçesine geçiş. Tüm sınıf sırada ve kıpır kıpırken sesiz ve sakin bir ben tırnakları uzun kesilmemiş ben. Üstelik öğleden sonrada anneler toplantısı evet evet veli değil anneler t...