çekip gitmek istiyorum bu diyardan...
önüme düşmüş, birikmişleri, ardıma bırakarak...
çekip gitmek dönmecesine,
özgürlükler başak verdiğinde...
hasat zamanı beliren düven üstünde,
kosalar tarlaya girdiğinde, biçmeye...
özgürlük biçmeye...
özgürlükler biçilince olgun başaklarında,
özgürlükler kosaya geldiğinde....
düven üstünde dinelmek... uza bakmak..
özgürlükler biçildi mi...
gelmek dilekli, terk ettiğim diyara gidiş...
ekildiğinde toprağa burada,özgür,
biliyorum başaklar donanacak...
güneş vurdukça ergenlenip
özgürlüğün başakları toprağa çark ettiğinde yönü,
hazan mevsiminde tüm doğanın sarardığı gibi...
altın sarısı kesildiğinde döneceğim söz...
kostaklanan sözler diyarında kostaklar,
Ay'ın gümüşi renginde gaybubete düştüğü,
katran karası gecenin güne buluşamadığı,
özgürlük nurlu anlar geldiğinde...
dönmüş olanlardan olacağım,
kosalara çark..
örslere çekiç donanmış sırtımda geleceğim...
çekip gitmek istiyorum bu diyardan....
birikmişlerim tastamam önüme düşenlerde
ve ardımda kalacasına, mülksüz....
gitmek, geldiğim gibi yalın ve çıplak...
özgürlük sağanağı başlatmaya, dönmecesine
fırtına esip öne katıp bulutları taşımak derdi ile...
c ince... 6 Ekim 2017

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar