"dinsiz!"
bu sözü duyan nasıl bir tepki verir... cevabı ne kadar zor değil mi? ... yoksa çok mu basit?
örneğin kimse dinsiz diyemez mi... hemen savunmayamı geçersiniz... yoksa hakaret davası mı açarsınız ve ya "şiddete" mi baş vurursunuz... yada bu soru ne kadar saçma mı? neden?...
bu sorunun cevabını vermeden önce; bu söz nerede ne zaman söylenmiş ve kimler nasıl algılamıştır... hiç düşündünüz mü....
yer, zaman, kişi cevabı ne kadar çok değiştirecek?
evet şimdi bu sözü duyan kişi her hangi bir inanç sistemine bir dine tabi olabilir ve bunun için de bu söz bir hakaret olabilir... ya bu söylenen sözün muhatabı bir ateiste ise o zaman bu söz bir durum tespitidir... değil mi.... şimdi ateist olan kişi yukarıdaki reaksiyonlardan hangisini gösterir... gösterdiği reaksiyonlar da haklı mıdır... hukuk karşısındaki durum nedir... ahlak karşısındaki durum nedir... bulunan toplumsal birliktelik içindeki bu durumun sosyal analizi nedir...
şimdi bu giriş sonrası bir sorum olacak, şu sayfalarda yaptığımız tüm siyasi tespitlerimizin ve paylaşımlarımızın kendi ezberlerimiz dışında bir okuması olabileceğini ve ezber yorumları tekrar tekrar paylaşmak yerine... kim, nerede, nasıl bir tespitte bulunmuş sorusu ile düşüne bilecekmiyiz ? ? ?
kim, nerede, nasıl hakaret etmiş... yada tespit yapıyorum derken hakaret etmiş. yada hakaret ettiğini sanmadan bir durum tespitinde bulunmuş...
kim, nerede, nasıl hakaret etmiş... yada tespit yapıyorum derken hakaret etmiş. yada hakaret ettiğini sanmadan bir durum tespitinde bulunmuş...
ben öncelik ile halk adına vekaleten iş yapma ve devleti yönetme sorumluluğu olanlara sesleniyorum... yani Milletin Vekillerine ve hatırlatıyorum.... vekiller tek tek bireyler olarak hangimizden oy aldığını bilemez ve bu onları her bireye eşit mesafede durmayı zorunlu kılar... bazen aynı partide aynı yolda yürüdüğü kişiden oy alamamış vekillerin varlığı için bir araştırma yapılmasına dahi ihtiyaç yoktur.... hele ki siyasi parti üyeliği olmayan benim gibi sıradan vatandaşların oyları ile olan ilişkileri daima sorunlu olaması onu her yurttaşa eşit mesafede durma zorunluluğuna bağlar (hukuken de )... varlık nedenleri benim /bizim oylarımız.... ve görevleri, bizi değil devlet bürokrasisini yönetmek ve bürokrasinin doğru çalışarak; benim, güvenlik başta olmak üzere ihtiyaçlarıma çözüm bulmak üzere orada olduklarını bilmeleri / halk olarak bunu hatırlatmak bizim görevimiz hemde her seferinde... ve bilin ki bana yani halk a hakaret eden bir vekil beni temsil edemez... hiç bir vekil vatandaşa laf "sokuşturamaz" ... o andan itibaren meşruiyeti bitmiştir... yalnızca devlet denen mevcut aygıtın çalışma sistemini düzenleyen kanunlar (hukuk değil) vekil olma sıfatını taşır... vekilim olamaz...
yani; vekil olan , vekil olduğu kişiye karşı birinci dereceden sorumludur(!)... siyaset küfür ile yapılan iş değildir... yani siyasetçinin kime, ne dediğine doğru bakmalı... bu ülkenin hiç bir yasasında komünizm, sosyalizm, liberalizm, ateizm, kapitalizm ve nasyonalizm (yada milliyetçilik) suç değil... bunlardan birini suçmuş algısı ile kurulan cümle başata ki "dinsiz!" durumuna düşer...
siz de, sayfamda bulunan arkadaşlardan biri olarak saydığım (yada sayamadığım) izmlerden birine kendinizi ait hissediyor yada hepsine karşı ola bilirsiniz... bu sizin sonsuz özgürlüğünüz... lakin biliniz ki ben herhangi bir siyasete eleştiri dışı üretilen tüm hakaret ve küfürleri kınıyorum... tabi ki bende dünyaya bir yerden bakıyorum.. ve her gün baktığım yeri sorguluyorum ve yeniden bir şey öğreniyorum... bildiğim o kadar çok doğru yanlış oluyor ki... yaşamı ve yaşamıma dahil olan her şeyi sorgulamaya devam...
ve şu meşhur sözü farklı versiyonları ile hepimiz biliyoruz:
herkes bilgisi kadar algılar...
c.ince
herkes bilgisi kadar algılar...
c.ince
Yorumlar
Yorum Gönder